GIOTTO AKADEMİ SANAT

SANAT, SANATÇI, ZANAAT VE SANATÇI VE ZANAATÇI ARASINDAKİ FARK

SANAT, SANATÇI, ZANAAT VE SANATÇI VE ZANAATÇI ARASINDAKİ FARK

02 Nisan 2019 / Salı


 SANAT, SANATÇI, ZANAAT VE SANATÇI VE ZANAATÇI ARASINDAKİ FARK

 

Ünlü sanat tarihçi Herbert Read ‘e göre sanat en sade kullanılan tanımı, hoşa giden formlar, biçimler yaratma çabasıdır der. Bu biçimler bizim güzellik duygumuzu okşar ve güzellik duygumuzu okşayan da duygularımızın arasındaki biçim bağlantılarının birliği ve ahengidir. Yine Read ‘’sanat ‘’ sözcüğünün daha çok plastik ve görsel sanatlara bağlandığını fakat edebiyat, musiki sanatlarını da içine alan tüm sanatları kapsayan geniş bir tanım olarak ele alınması gerektiğini savunur. Sanat aynı zamanda duygu, düşünce, ruh halinin dışa vurulduğu anda ortaya çıkan eser ve çalışmalara da   denir.

Toplumdaki genel yanlış inanışın ‘’genelde resimle uğraşanların, resim yapanların aç kaldıkları toplumda hiçbir zaman fark edilmedikleri para kazanamadıkları, aç ve açıkta kaldıkları ‘’ gibi yanlış bir inanış söz konusudur. Bunun tam aksi şekilde birçok sanatçı kendi alanında yetenekli, çalışkan ve profesyönel kendi mesleki potansiyellerinin farkında olup çoğunlukla yaptıkları işle meşgul olup koşturmaktadırlar. Bu sanatçıların asistanları, sistemli çalışma ortamları yani kendi atölyelerine sahiptirler. Yaşamları süresince yetenekleri keşfedilmen sanatçı çok azdır. Daha yaygın olarak, sanatçılar bol övgü ve yaşamları boyunca tanınarak güzel eserler verir ve takdir toplarlar. Son aşamada ise dönüşü olmayan bir karanlığa ve sanat tarihinde bir bölüme bir dipnota gömülürler. Fakat bu durum hayatın kendi kadar gerçektir. Doğmamız, ölmemiz, güneşin doğması ve batması kadar da doğal bir süreçtir sanatçının yaşadığı.

Sanatçının rolü ve onun toplumla ilişkisinin değiştiği üç dönüm noktası vardır.

Bunları;

ANTİK

KLASİK

ORTAÇAĞ

Diye adlandırabiliriz.

Bu dönemlerde sanatçılar esasen yetenekli, kral, kilise için çalışan zanaatçılardı. Faaliyetleri  profesyönel bir kişi ya da bir cemiyet tarafından destekleniyordu.16. yüzyıl başlarında Leonardo da Vinci Sanatçıların aristokrat ve alimlerle, entelektüel açıdan eşit görülmesi gerektiği fikrini ortaya attı ve savundu. Yüksek Rönesans döneminin büyük sanatçıları bu fikre ve bu düşe ortak oldular. Sanatlarının görkemli ürünleri ve eserleri bu rolü kabul ettirmekte ne kadar başarılı olduklarını göstermektedir. Bu durum hem sanatçıların hem de sanatı destekleyenlerin işine yaradı ve 19. Yüzyıl sonuna kadar sürdü.

Bağımsızlık ruhu 19. Yüzyılın ikinci yarısında bir dönüm noktası ve sanatçının yeni bir rol edinmesine öncülük etti. Değişim gerçek sanatçının toplumun dışında kalarak, tüm genel geçer kurallardan bağımsız kendi kurallarını koyacak özgürlüğe sahip olması gerekliliğini savunan Fransız Ressam Gustave Courbet tarafından etkili bir biçimde yorumlanmakta ve savunulmaktaydı. Sanat için sanat ifadesi bu durumu desteklemektedir. Sanatçı sanatını ne şekilde ve kim için ürettiği sadece sanatçıya kalmış bir durumdur. Sanatçı dünyayı herkesten farklı gören, farklı bakış açıları olan ve gördüğünü olduğu gibi ya da olmasını istediği gibi yansıtan kişidir.

Sanatçı ve zanaatçı arasındaki fark ise Sanatçıların bir eser ya da çalışmayı yaparken maddi bir beklenti olmadan sanatı sanat için yapmalarıdır. Zanaatçılar ise beceri ve sanatlarını, kazanç elde etmek için yaparlar.

 



• Herhangi bir kayıt bulunmamaktadır
• Herhangi bir kayıt bulunmamaktadır
• Herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.

Etiketler: